Ömer KAŞ
Üstat
George Orwell bu kitapta, bir kilise papazı ile onun kızı Dorothy'yi anlatıyor. Dorothy'nin hafızasını kaybetmesiyle olaylar başlar. Orwell, burada çok iyi karakter analizleri yapar. İnsanların iç dünyasındaki çalkantıları, çelişkileri ve bireyin toplum içindeki yalnızlığına dikkat çeker. Toplumda herkesin bir görevi olduğunu ve bunları yapmakla yükümlü olduğumuzu söyler. Dorothy, evin tüm işlerine koşar, az miktarda parayla ihtiyaçları karşılamakla yükümlüdür. Evimizdeki annemiz ya da en büyük ablamız gibi. Ama kendisini istemediği bir durumda bulunca kimse onun peşinden gitmedi. Hatta babası durumu öğrenince bile evden kaçtığını düşündüğü için onu eve geri almak istemedi. Ne kadar da benziyor gerçek hayata değil mi? Orwell o kadar samimi yazıyor ki karakterin her hareketi insana kendi hayatını düşündürüyor. Acaba ben de istemeden bir şeyler yaşasam sevdiklerim beni bırakır mı.