SihirliFlut
Hezarfen
Umberto Eco okumak benim için her zaman biraz meydan okumaya benziyor. Çünkü Eco size yalnızca bir hikâye anlatmıyor; sizi tarihin, siyasetin, dinin, felsefenin ve insan zihninin karmaşık koridorlarında uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Prag Mezarlığı da tam olarak böyle bir kitaptı. Okurken birçok kez durup araştırma yapma ihtiyacı hissettim, bazı bölümleri tekrar okudum ve zaman zaman olaylardan çok fikirlerin peşinden gittim. Bu roman klasik anlamda bir polisiye ya da gerilim kitabı değil. Ortada çözülmeyi bekleyen bir cinayet veya okuyucuyu sürekli ters köşeye yatıran bir gizem yok. Asıl mesele, tarihin nasıl yazıldığı, insanların nasıl yönlendirildiği ve nefretin nasıl üretildiği. Eco, bu kez mezarların arasında dolaşırken aslında insanlığın karanlık tarafını kazıyor.