Deniz Özbektürk
Hezarfen
Bazen insanın hayatını büyük felaketler değil, söyleyemediği şeyler mahvediyor. Aziz Bey Hadisesi, tam olarak bunu hissettiren bir kitap. Aziz Bey’e kızıyor, sonra acıyor, sonra bir yerde kendinizden bir parça buluyorsunuz. Çünkü bu hikâye bir adamın çöküşünden çok; gururun, suskunluğun ve geç kalmışlığın insanı nasıl yalnız bıraktığını anlatıyor. En etkileyici yanı ise bağırmadan üzmesi. İçinde sessiz ama derin bir kırgınlık taşıyor. Kitabı bitirdiğinizde şu düşünce kalıyor: “Bazı insanlar sevgisizlikten değil, sevgiyi gösterememekten kaybediyor.” Aziz Bey, hayatı boyunca güçlü görünmeye çalışırken içten içe kırılmış insanların simgesi gibi. Büyük bir final etkisinden çok, uzun süre zihinde dolaşan bir hüzün bırakıyor. Özellikle “keşke”lerle yaşayanların kendinden bir şey bulacağı, sessizce kırılan insanların hikâyesi. Okurken değil, bittikten sonra dokunuyor insana... Aziz Bey biraz gururun, biraz pişmanlığın, biraz da geç kalmışlığın adı gibi. Sessiz ama etkili bir roman.