Sema Buzakçı.
Kaşif
Bu eser, aşkı psikolojinin dar koridorundan çıkarıp varlığın asli hareketi olarak yeniden kuruyor. Ekrem Demirli burada aşkı bir ‘his’ değil, kesretin vahdete duyduğu metafizik özlem olarak okuyor. En sarsıcı tarafı ise şu İnsan kitabı okurken birini neden sevdiğini değil, neden eksik yaratıldığını düşünmeye başlıyor. Bazı sayfalar açıklamıyor insanın içine gömülü unutulmuş bilgiyi uyandırıyor. Özellikle İbnü’l-Arabî geleneğinin o ağır ontolojik dili, aşkı romantik bir hâlden çıkarıp varoluşun ontik yarasına dönüştürüyor. Kitap bittiğinde geriye yalnızca şu soru kalıyor Sevdiğimiz şey gerçekten bir insan mı, yoksa onda parlayan ezelî hakikatin kırılmış ışığı mı?
Sıdıka Kuzulu
Sıdıka Kuzulu 29 Haziran 2026
Mükemmel bir yorum yapmışsınız