zafer saraç
Hezarfen
Delilikle deha arasında ince bir hattın olduğu söylenegelir.Bununla beraber delinin veliye evrildiği bir süreç de söz konusudur.Delilere atfedilen akilane çıkışlar menkıbevi bir yaklaşımla deliyi veliye yaklaştırır.Fakat akli seviye bir tarafa hayaller her insan için bir normallik ölçütüdür.Tahayyül edilenlerin o kişiye has havasına ses vermek zordur.Zihnin kıvrımlarında gezmekle mümkün görüntüleri yakalamak için karakterin iyi çizilmesi zaruridir.Her ne kadar kendi halinde roman karakterleri için böyle bir görünüm beklenilse de iş karmaşık zihni çözümlemelere gelince çetrefilli bir hal alır. İslamoğulları bu eseriyle kaotik bir zihin yapısını en olağan bir şekilde sunarak edebi bir şöleni okurun ayağına getirir.Karakteri çözümleme işinin okurdan alınıp yine karaktere teslim edildiği bu düzende iç ses merhale merhale roman kurgusuna dönüşüyor.Geçmişe dönük göndermelerin kişiye dair olmaktan çıktığı anlar ise bir devrin tarihine dair izlekleri okura getiriyor.Okunası bir eser.