Vildan Güler
Kaşif
Kitap bittiğinde gözyaşlarımı tutamadım. George ve Lennie’nin dostluğu o kadar etkileyici ki, böylesi herkese nasip olmaz. Hatta günümüzde böyle dostluk pek kalmadı desem abartmış olmam bence. Lennie, devasa bedenindeki saf ruhunun acziyetini ve kontrol edemediği gücünün bedelini ağır ödedi ama asıl ömür boyu sürecek cezayı George’a ödetti. Dostuna o nehir kenarında veda etmek zorunda kalmanın yükü, George’un sırtında mezara kadar taşıyacağı bir kambur olacaktır. Hayat yoldaşını, geleceğe dair tüm umutlarını kaybeden George için bundan sonra hiçbir teselli merhem olamaz. Steinbeck’in kitap boyunca anlattığı o insan nobranlığı ve anlayışsızlığı ise muazzam aktarılmış. Yazarın odasından çıkmayan meslektaşlarından değil, hayatın tam içinde derinlemesine yaşamış biri olduğu her satırdan belli. Güçlü gözlemleri sayesinde roman öyle akıcı ve sürükleyici ki, içiniz sızlayarak da olsa bir solukta zevkle okuyorsunuz. Asla unutamayacağım, yükü ağır bir başyapıt.