....EsiLa ...
Benim bu romanda en çok hoşuma giden romanın olağanüstü kurgusu. Bir hastanede ölümü bekleyen bir kadın var herkes uyuyor sanıyor ölümü bekliyor sanıyor oysa o düşünüyor zaman zaman görüyor ve bir yolculuğa başlamanın hazırlığı ve heyacanı içerisinide. Aklından tüm geçenleri ve anılarını onun ağzından dinliyoruz. Tüm hayatını acı ve tatlı her anını bazan gülerek bazan hüzünlenerek aktarıyor bize.
Ayşe Kulin i bu yüzden çok seviyorum. Ayşe Kulin'in belli bir zaman sıralaması yok. Hem şimdiki zamanı anlatıyor hem hemen şu anla bağlantısı olan geçmiş zamanı anlatıp müthiş bir bütünlük sağlıyor. Bu da romanı okumayı ayrı bir zevk haline getiriyor. Belki Füreya'nın çocukluğundan başlasaydı anlatmaya yavaş yavaş bu güne gelseydi daha az çekici bir roman olurdu. Ama hastaneden başlıyor ve bugünlere onu nelerin getirdiğini tek tek yeri geldikçe anlatıyor.
Önceleri bocalamama rağmen şimdi bu tarzı çok seviyorum. Ayrıca Füreya ilk kadın seramik sanatçımız olması yönünden ve yaşadığı gel gitler yüzünden oldukça merak uyandırıcı sıkmayan bir kitap olmuş..