P. Argun
Kaşif
Yeryüzünde sadece“bakıcı” veya “bağışçı” olarak var edilmek, kaderin soğuk nefesini ensenizde hissetmekten farksızdır. Acımasız bir amaca hizmet etmek üzere kurgulanmış bir yaşamda; ruhun sızlaması, duyguların haykırması birer “hata” olarak görülür. Oysa acı, insan olmanın en somut kanıtıdır. Kathy, tam 12 yıldır bu ağır yükü taşıyan bir bakıcı.Çocukluklarından beri “farklı” olduklarını bilmenin o tekinsizliğini taşıyan bu donör çocukların sessiz çığlığı, dış dünyanın onları insan olarak değil, sadece birer “kobay” veya “ruhsuz beden” olarak görmesiyle daha da derinleşiyor. Onlar için gelecek, ulaşılması imkansız bir serap; hayalleri ise asla gerçekleşmeyecek birer teselliden ibaret. Ishiguro, sistemin çarklarında işleyen o acımasızlığı ve varoluşsal sancıyı öyle keskin bir çizgiyle işliyor ki; karakterlerin kaderlerini kabullenişlerindeki o sessiz çığlık, tüm insanlığın üzerine sinen ağır bir utanca dönüşüyor.