P. Argun
Kaşif
Adria; geçmişe olan yolculuğunu, hesaplaşmalarını ve itiraflarını bir Storioni kemanı üzerinden sevgilisi Sara’ya anlatır. Okur; bu derinlikli ve katmanlı temaları bir araya getiren taslağı, güçlü atmosferin etkisiyle hem zihni bulanarak hem de yüreğinin derinliklerinde, kelimelerin arasındaki o sessiz çığlıkları hissederek okumaya devam eder. Yazar, okuru zaman ve şahıs kaymalarıyla dolu çıkmaz sokaklara sürükler. Öyle ki, bir paragraf günümüzde başlarken aynı satırlarda Engizisyon Mahkemeleri’ne veya Nazi toplama kamplarına rastlamak mümkündür. İtiraf Ediyorum, sadece Adria’nın itirafı olmayıp insanlık tarihinin karanlık dehlizlerinde yankılanan devasa bir senfonidir. Cabre; II. Dünya Savaşı’nın dehşetini, mesleğini ve gücünü kötülüğe alet edenlerin, savaşın kaosundan beslenen yağmacıların gözünden de sunar. Okuması emek isteyen, sabır ve dikkat gerektiren ama bittiğinde okurun zihninde derin izler bırakan, büyüleyici bir başyapıt.