kubra1tas
Bilge
Hani bazen bazı kitapları çok duyarız, herkesin elinde dolaşır da neyle karşılaşacağımızı bilememenin verdiği tedirginlikten okumayız ya. Hani 'Elbet yolum düşer bu kitaba, o zaman okurum nasıl olsa!' dediğimiz kitaplar... Hani bir kitabı okuduktan sonra, artık o kitabı okumadığınız halinizle aynı insan değilsinizdir ya. Böyle bir sürü bilmeceler açar ruhunuzda, labirentlerde aklınızdaki düşünceleri kovalarsınız. Anlamak için üzerine daha bir sürü kitap okumanız gerekir. İşte İhsan Oktay Anar benim için böyle tılsımlı bir yazar. Gelgelelim esere. Kitabı kelime kelime içtim, ama hızlı bitirmemek için bir yandan da çok direndim. Sayfalar adeta gözlerimin önünde aktı gitti, kitabı trende, kafede, evimde koltuğumda okurken o dünyanın içine fırlatılmakta hiç zorlanmadım :) Ama anlamadım :) Okuduğumu anladım, üst kurmacayı da anladım, ama yine de her şeyi anlamadım :) İşte bu adam bunu yapıyor insana. Eser okuduktan sonra kafanızın içinde hala yaşamaya devam ediyor.