Damla Yağmur  Gür
Kaşif
19. yüzyıl Rusya'sının yüksek sosyetesinde geçen trajik bir aşk hikayesini anlatırken, aynı zamanda dönemin toplumsal yapısını, ahlak kurallarını ve insan psikolojisini derinlemesine inceleme imkanı sunuyor kitap bize. Tolstoy, kitabında toplumsal ikiyüzlülüğe değinir.Erkeklerin evlilik dışı ilişkilerine göz yuman ancak bir kadının kalbinin sesini dinlemesini (Anna örneğinde olduğu gibi) acımasızca cezalandıran Rus aristokrasisinin ikiyüzlülüğünü sert bir şekilde eleştirir.Roman, edebiyat tarihinin en bilinen açılış cümlelerinden birine sahiptir: "Tüm mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz ailenin ise kendince bir mutsuzluğu vardır." Rus edebiyatını seven biri olarak söylüyorum bu kitap favorilerimin arasında göz kırpmakta.