yaşar kemal COŞGUN
Kitapkurdu
Salt olay örgüsüne dayanmayan, ve hatta roman dinamiklerine bile uymayan, bilincin akışında yazılan bir eser. Bir deneme bile denebilir. Kitap iki bölümden oluşuyor. Yürümek; kişinin delirmesinin sadece bir an olduğu ve o anın bilincinde olabilmenin belirsizliği, o anın yaklaşması ve kişiyi o ana getiren bilincin attığı minik adımlar. Evet; kişinin delirmekten daha kısa olan yolu, delirmeden önce inisiyatif ile alınabilecek yolun sorgulamasını önümüze koyuyor ve cevabını veriyor. İnsan insanın cehennemi de olsa Sartre'ın dedigi gibi veya kurdu(Hobbes) ,yine de insan insana lazım. Çünkü insan yaşayabildiğini bile bir başka insana bakarak anlayabiliyor. Var olmak algılanmaktır.Yürümek ve Evet ile düşünmenin, durmak ile hareket etmenin, birey ile toplumun, yaşam ile ölümün, delilik ile "normalin" flulaştığı bu izlek yukarıda söylediğim gibi roman kalıplarına uymaksızın sizi başlangıç ve bitiş noktasını kestiremediğiniz bir yolculuğa çıkarıyor. Tıpkı yaşamın kendisi gibi.