Gülseren Çakir
Üstat
Öykü yazan ya da atölyelere devam eden biri olarak, ödül alan yazarları özellikle okumaya çalışıyorum. Çünkü ister istemez insan, “Neyi farklı yapmış?”, “Hangi teknikleri kullanmış?”, “Öyküler nasıl açılıyor, nasıl bitiyor?” gibi soruların peşine düşüyor. Bu okumalar hem öğretici oluyor hem de insanı kendi yazdıklarıyla kıyaslamaya itiyor. Öncelikle editoryal anlamda çok temiz bir kitap.Dili özenle işlenmiş, üzerinde ciddi emek verilmiş. Kitap on öyküden oluşan ince bir eser. Öyküler daha çok gündelik hayatın içinden, sanki yazarın hafızasında yer etmiş anıların edebî bir dille yeniden kurulmuş hali gibi. Çoğunluğu olay öyküsü niteliğinde; bir iki tanesi ise bilinç akışına yaklaşan anlatılar. Okuduktan sonra zihnimde uzun süre kalan ya da “İşte bu!” dedirten bir öykü maalesef olmadı. Özellikle sonlar beni çok tatmin etmedi.Bu benim okuma zevkimle ilgili. Sonuçta ödül almış, güçlü jürilerden geçmiş bir kitaptan bahsediyoruz. İyi yazılmış ve teknik açıdan başarılı bir ilk kitap.