irfanyalçınkaya
Kitapkurdu
Bu kitap daha önce okuduğum Zülfü Livaneli'nin 'Huzursuzluk' kitabına ve de Engin Akyürek'in 'Kaçış' dizisine de ilham kaynağı olmuş. Emperyalizm ve siyonizmin işgal edip kaosa sürüklediği bu coğrafyada bu terör örgütleri halkları birbirine düşürmek ve kırdırmak için çok kullanışlı aparatlar olmuştur. Nadia tecavüzün kendilerine bir silah olarak kullanıldığını belirtiyor ki doğrudur, Ruanda soykırımındaki benzer hadiseleri hatırlatıyor ama İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya'nın Çinli kadınları askeri genelevlerde kullanmasını, siyonist yahudilerin hapishanelerde Filistinli kadınlara tecavüzlerini ve Sırpların Boşnak kadınların onbinlercesine tecavüz kamplarında kötülük ettiğini hatırla(t)mıyor. Son söz olarak kendi başına gelenler açısından dünyadaki son kız olmayı diliyor ama ne yazık ki bu zalim dünyada o ne ilk idi ne de son olacak, insan nefsi olduğu sürece bir güzel dilek, temenni, ideal ve hayal olarak kalacak. Kitabı tavsiye ediyorum.