Gülseren Çakir
Üstat
Hamnet‘in çok popüler olması, kitaba başlarken bende bir önyargı oluşturmuştu. Abartıldığını düşünüyordum. Ancak okuduktan sonra bu düşüncem tamamen değişti. Yazar yalnızca bir dönemi anlatmıyor; şiirsel diliyle okuru hikâyenin içine çekiyor. Anlatımındaki incelik bana zaman zaman Shakespeare’i hatırlattı. Romanın en etkileyici karakteri hiç şüphesiz Agnes. Çocuklarına duyduğu derin sevgi, doğayla kurduğu bağ ve sezgileri, esere büyülü gerçeklik hissi katıyor. Bu yönüyle kitap, yer yer bir masal ya da efsane okuyor hissi uyandırıyor. Hamnet’in ölümüyle birlikte aile bireylerinin yaşadığı acı ise son derece sarsıcı. Özellikle babasının içine attığı hüznün, yıllar sonra kaleme aldığı eserlerle görünür hâle geldiği düşüncesi etkileyiciydi. Gerçekle kurgunun iç içe geçtiği bu roman, tarihsel ayrıntılarıyla da oldukça başarılı. Dönemin atmosferi, karakterlerin yaşamı ve duyguları inandırıcı bir şekilde aktarılmış. Özellikle finali, kitabın bütün duygusal yükünü tamamlıyor.