Nabisonyeoo
Kaşif
Jon Fosse’nin Sabahtan Akşama adlı eseri, klasik anlatı yapısından uzak, sade ama derin bir dil aracılığıyla varoluş, zaman ve insanın içsel sessizliği üzerine yoğunlaşan bir metin. Roman boyunca olaylardan çok bilinç akışına yakın bir anlatım tercih edilmesi, okuru dış dünyanın hızından uzaklaştırarak karakterin zihinsel dünyasına yaklaştırıyor. Zamanın doğrusal değil, dairesel ve parçalı bir şekilde hissedilmesi, yaşamın belirsizliğini güçlü biçimde yansıtıyor. Okurken özellikle sessizliklerin ve tekrarların anlam kazandığını, söylenmeyenlerin en az söylenenler kadar önemli olduğunu fark ettim. Fosse, gündelik anları olağanüstü bir duyarlılıkla işleyerek sıradanlığın içinde gizli bir derinlik oluşturuyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan en güçlü his, insanın kendi varoluşunu en çok sessizlik içinde sorguladığı oldu.Minimal anlatımıyla yoğun bir iç dünya kuran, okurdan sabır ve dikkat isteyen, buna karşılık güçlü bir düşünsel deneyim sunan özgün bir edebi çalışma olarak öne çıkıyor.