Aliye_Sel
Kitapkurdu
Kitap, dijital linç kültürünün, teşhir toplumunun ve görünür olma çılgınlığının içimizi nasıl boşalttığını anlatırken bizi sertçe sarsmıyor; aksine son derece nahif ve davetkâr bir dille iç muhasebeye çağırıyor. Anadolu irfanının o iyileştirici gönül dilini ve yumuşak söz (kavl-i leyyin) disiplinini, Byung-Chul Han ve Zygmunt Bauman gibi modern çağın kılavuz düşünürleriyle harmanlayarak şahane bir entelektüel köprü kuruyor. Hürmet, hayret, haşyet ve hikmetle örülü bu sarsıcı ama bir o kadar da şefkatli manifesto, sosyal medyanın o merhametsiz sığlığından yorulan ve söze yeniden ruh kazandırmak isteyen herkesin kütüphanesinde kesinlikle baş köşeyi hak ediyor.