Kadir Bilgili
Üstat
Bir evlâdın babaya olan mektubu gibi…Roman dediklerine bakmayın basbayağı mektup gibi işte…Hattâ anı! Evet daha çok anı gibi bir kitap bu. Kitabın sonu kitabın her yerinde var.Babanın yakalandığı kanser hastalığı ile mücadelesi gibi görünse de hastalığın hem yazarın babasında hem de yazarda oluşturduğu etkileri ve nihâi olarak babanın ölümü ile yazarın gerçekle yüzleşmesini okuyacaksınız. Bulgar bir edebiyatçı olan yazarın,ülkemizle neredeyse benzer kültürde yetiştiğini de hissedeceksiniz aynı zamanda. Kitap,oldukça sade ve güzel anlatımı olan bir eser.Şiirsel bir dili var. Ama başlangıçtan sona doğru evrilen bir kitap tanımlamasına uymayan değişik bir tür bana göre.Çok yoğun psikolojik tahliller ve kültürel temalar,belki çok az felsefe ile güzel bir dram var kitapta. “Biz burada ne kadar mutsuz olduğumuzu bilmediğimiz için mutluyuz!” Diyor babası, “Büyümek uzaklaştırır ve küçültür! Çocukluk dikeydir, yaşlılık yatay!” diye de ekliyor yazar! Sâhi kaçımız kıymetini biliyoruz?