Ayşe Özgan
Kaşif
Bazı romanlar yalnızca bir hikâye anlatır, bazıları ise insanın köklerine doğru uzun bir yolculuğa çıkarır. Akşam Yıldızı, benim için ikinci türden bir kitaptı. İskender Pala, Göbeklitepe’yi yalnızca bir arkeolojik keşif olarak değil, insanlığın hafızasına açılan bir kapı olarak ele alıyor. Taşların sessizliğine anlam yükleyen, geçmiş ile bugünü ustalıkla birbirine bağlayan kurgusu sayesinde roman boyunca “İnsan gerçekten nereden geliyor, medeniyet dediğimiz şey nasıl başladı?” soruları zihnimde yankılandı. Yazarın akıcı dili ve güçlü anlatımı, tarih, mitoloji ve macerayı dengeli bir şekilde harmanlıyor. Okurken sadece olayları takip etmiyor; binlerce yıl öncesinin izlerini bugünün dünyasında arıyorsunuz. Göbeklitepe’nin gizemi, karakterlerin iç yolculuklarıyla birleşince roman sıradan bir tarihî kurgu olmaktan çıkıp düşünsel bir deneyime dönüşüyor.