tubiiiikkk
Kaşif
Sıklıkla dilsiz orucuna giren sofu bir baba ve ona itaatkar bir anne ve ağabeyin arasında dünyaya dair çocuksu ve tutkulu bir merakı olan Aziz’in, hep yabanıl gözlerle küçümsendiği, garipsendiği baba ocağından başka başka baba ve ocaklara uzanan, sürgünvari ve biraz da seyri sülük yolculuğu… Bu yolculukta tersten bir “kemalat” tekamülü yaşıyor üstelik, insanlarca horlanan iyi ve saf yanı, zalimleşip nadanlaştıkça makbul ve saygıya değer bulunuyor beşer tarafından; onlarca benliğiyle halden hale sürüklenirken insan olmaktan uzaklaştıkça “insan” sayılan düzende bir dünya… Şule Gürbüz’ün çok sevdiğim ironi ve mana dolu kalemi, ilk okurları tarafından zor bulunmuş zaten kendisi de yazarın en olgun halinin okurun en ham haliyle buluşmasından rahatsız. İkinci cildini de alıp okumalı kısa zamanda.