Ebru K.
Kitapkurdu
İskandinav edebiyatını genel olarak çok sevdiğimi en baştan söyleyerek başlayayım. Bu,yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kitapta hem ebeveynlerin çocukluğunu hem de onların büyüttüğü çocukları okuyoruz. Bence kitap “Travmalarımız bazen ne yaparsak yapalım, kendimizi ne kadar başka bir gerçekliğe uyarlamaya çalışırsak çalışalım, hep bir yerde bizimle kalıyor.” diyor. Bazı hayatlar gerçekten böyledir. Sana yapılanlar bir ömür peşini bırakmaz. Ne yaparsan yap, başkalarının gözünde anlamsız görünen bir şekilde dikiş tutturamazsın. İşte karşımızda, malesef tutunamayanlardan birinin hikâyesi daha. Ah Yana… Ah Yana… Trendekiler seni dinlemek istemeyip susturdu ya… Oysa bu, zaten kimseye anlatamadığın bir hikâyeydi. O an orada olmayı, uzun uzun ellerini tutup seni dinlemeyi çok istedim. O istasyonda birlikte oturduğumuzu hayal ettim. Evet, belki hiçbir şey düzelmeyecekti; ama en azından oradaydık işte ve yalnız değildik işte.