EşeTopak
Üstat
Stepford Kadınları, ilk bakışta sıradan bir kasaba hikâyesi gibi görünse de, toplumsal cinsiyet rolleri ve kadın kimliği üzerine oldukça çarpıcı bir eleştiri sunuyor. Okudukça huzursuzluk hissi giderek artıyor ve bu gerilim, kitabın en güçlü yönü hâline geliyor. Kadınlardan beklenen “kusursuz eş” ve “kusursuz ev kadını” anlayışını sert ama sade bir dille sorguluyor. Kısa bir roman olmasına rağmen verdiği mesaj oldukça güçlü. Finali ise insanı uzun süre düşündürüyor; özgür iradenin, bireyselliğin ve eşitliğin değerini yeniden hatırlatıyor. Bence etkisini sayfa sayısından değil, okurda bıraktığı rahatsız edici sorulardan alan, zamana meydan okuyan bir eserdi.