Ömer KAŞ
Üstat
Salgın gibi yayılan bir körlük hastalığı ama insanlar siyah değil, beyaz görüyorlar. Olayı ilginç kılan körler arasında gören biri var ve şahit oluyor insanların yeni hayatına. İlk başta okuduğumda basım hatası sandım uzun cümleleri. Sonra okumaya devam ettim ve yazarı biraz araştırdım. Orijinal dilinde yazar zaten uzun cümleler kullanmış ve noktalama işaretleri çok kullanmamış. O yüzden okurken kafanız karışabilir. Yazar kitapta bana göre şu mesajı açıkça veriyor; İnsanlar bazı duyulardan mahrum da olsalar yine de bir düzene ihtiyaç duyarlar. Yoksa içgüdüler devreye girer ve hayvanlaşmak kaçınılmazdır. Zaten körler arasında gören tek kişinin tüm kitap boyunca verdiği mesaj buna benzer. İnsan düşünmeden edemiyor: Demek ki insanlığın hepsi bir görme duyusuymuş. Göz görmeyince geriye ne medeniyet ne de başka bir şey kalmıyor. İnsan sadece yemek ve barınmak derdinde olan bir canlıya dönüşüyor. Galiba yazar diyor ki önemli olan gözlerin kör olması değil vicdanların kör olmaması.