Zahide Akkuş
Üstat
“Hazırlıksız yakalandığımız bir yağmur gibiydi karşılaşmamız; altına sığınabileceğimiz bir saçak bulana kadar ikimiz de sırılsıklam olduk. Daha fazla gizlenecek bir yer aramaktansa kendimizi sağanağın ortasında bırakmaya karar vermiştik.” Hayatlarında tutunacak bir güzellik bulamamış iki yabancı, Jülide ve İshak. Düşerken birbirlerine tutunmayı, kendilerini karanlığa çeken gerçeklerle birlikte yüzleşmeyi seçiyorlar. Ani bir kararla çıktıkları yolculuk, aslında hayatları boyunca kaçtıkları her şeyin üzerine cesaretle gitmelerine dönüşüyor. Elinizden bırakmak istemeyeceğiniz akıcı ve duygu yüklü bir anlatı. Betimlemeler tam kararında; ne aceleye getirilmiş hissi veriyor ne de gereğinden fazla uzuyor. Her şey olması gerektiği kadar. Tarık Tufan’ın dili hem günlük hayatın içinden gelen doğal diyaloglarla hem de şiirsel anlatımıyla insanın ruhuna dokunuyor. İshak ve Jülide’nin bu hüzünlü ama umut taşıyan yolculuğuna siz de eşlik edin, çok güzel bir kitap.