Gülseren Çakir
Üstat
Alice Feeney’in Türkçede yayımlanan diğer dört kitabını da okuduğum için artık yazarın tarzını iyi biliyorum. Kocamın Karısı da yine akıcı anlatımı ve merak duygusunu canlı tutan kurgusuyla kendini okutuyor. Ancak Feeney’nin okuru sürekli ters köşeye yatırma çabası bu kitapta bana göre biraz abartılmış. Her bölümde yeni bir sürpriz yaratma isteği, olayların doğal akışını zaman zaman zorluyor ve finalde “Bu kadarı da fazla.” dedirtiyor. Kitabın adı daha sıra dışı bir hikâye çağrıştırsa da içerik daha çok psikolojik gerilim ve polisiye ekseninde ilerliyor. Yine de yazarın sayfaları hızla çevirten bir kalemi var; bunu inkâr edemem. Sanırım en büyük başarısı da bu. Eleştirilerime rağmen yeni bir kitabı çıktığında yine merak edip okuyacağımı biliyorum. Sadece artık beni şaşırtmaya çalışırken kurgunun inandırıcılığından ödün vermemesini isterdim.