mtvolkan
Kitapkurdu
Devlet Ana'da en sevdiğim taraf güçlü gözlem yeteneği ve halk ağzını romana taşıma becerisinin iyi gösterilmesiydi.. Osmanlı’nın kuruluş döneminin sürekli molla, imam, derviş ve tasavvufi kerametler üzerinden anlatılması beni rahatsız edebiliyor. Bu yüzden Devlet Ana bana iyi geldi. Kitapta insanlar kutsal birer figür gibi değil; yiyen, içen, konuşan, hata yapan, yaşayan insanlar olarak duruyor. Türkmenlerin şarap içmesi gibi detaylar bile bu açıdan kıymetliydi; çünkü tarihî kişileri ve toplulukları bugünün steril dizi ahlakıyla değil, kendi gerçeklikleri içinde görmemizi sağlıyor. Ayrıca Kerimcan’ın kitaplara kavuştuğunda duyduğu sevinç bende özel bir yere dokundu; “benim her gün kitap okumam lazım, kitap ne değerli bir şey” hissini yeniden uyandırdı. Bu yüzden Devlet Ana benim için sadece Osmanlı kuruluşunu anlatan bir roman değil, tarihe romantik değil gerçekçi bakmanın ve kitabın insan hayatındaki yerini yeniden hatırlamanın romanı oldu.