Kitaptantane
Kaşif
"Huşu Ağacı" ile gözyaşları içinde başlayan, "Asude Bahçe" ile ruhumu dinlendiren o muazzam yolculuğun üçüncü durağı olan bu kitap benim için sadece bir devam kitabı değil, adeta hayata ve kendime dair sorduğum soruların sessizce fısıldanan cevap anahtarı oldu. ​Yazarın o her zamanki nahif, kalbe dokunan üslubu bu kez adından da anlaşılacağı gibi tam bir "derviş kelamı" olgunluğuyla sarıp sarmalıyor insanı. Okurken her sayfada durup düşünmek, o derin cümlelerin ruhumda demlenmesine izin vermek istedim. İlk iki kitabın bende bıraktığı o eşsiz izleri, bu kitap kalbime mühürledi adeta. Kelimelerin gücüyle insanı incitmeden eğiten, ruhu hırpalamadan şifalandıran o duru dili o kadar çok özlemişim ki... ​Serinin bu halkasıyla birlikte anladım ki Funda Uçuk Er, sadece hikayeler anlatmıyor. Okuyucusunun kalbine çok zarif dokunuşlarla adeta birer tohum ekiyor. Bu şifalı yolculuğa ortak olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.