Peemee
Kitabı bitireli iki dakika oldu ve hemen yorum yapmak geldi içimden.

Zülfü Livaneli'yi okumadan önce kendisine önyargıyla bakmıştım. Çünkü Livaneli gözümde bir edebiyatçıdan ziyade bir müzisyen, ancak bu kitabı gerçekten çok güzeldi. Dil bakımından oldukça akıcıydı ve insan zihnini hiç yormuyordu. Ayrıca genel kültür açısından olsun tarihi olaylar açısından olsun birçok önemli şey öğrendiğimi söyleyebilirim. Struma Olayı'nı şimdiye kadar duymamıştım.

Wagner-Maya Duran gibi iki kurgusal karakter üzerinden Struma Olayı ve İkinci Dünya Savaşı döneminin bir kesiti çok güzel anlatılmış. Aşk, tarih iç içe geçmiş. Yazar her şeyi içinden geldiği gibi biçime bağlı kalmadan olduğu gibi aktarmış. Biçimsellikten ziyade kendisinin de içeriğe önem verdiğini ve bu içerikle bizlere önemli şeyler aktarmak istediğini rahatlıkla anlayabiliyoruz yazarın.

Maya Duran'ın anneannesinin, babaannesinin ve Nadia'nın başından geçenler bu topraklar üzerinde yaşayan hepimizin hikayesi. Özellikle Necdet karakterinin ileri sürdüğü milliyetçi düşüncelerin günümüz gerçekleriyle ne kadar çeliştiği ortada. Ermeni de olsa Türk de olsa Yahudi de olsa bu topraklar üzerinde yaşayan herkes bir şekilde acı çekmiş, kötülüğe maruz kalmış. O yüzden hiçbir ırkın acıyı kendisine ait bir olgu olarak görmemesi gerekir. Acılar tüm insanlığın acılarıdır ve hepsine sahip çıkmak gerekir. Verilmek istenen ileti budur.

İlk defa bir Livaneli kitabı okudum ve memnun kaldım. Tarihi roman okumak isteyenlere okumaları şiddetle tavsiye edilir.