Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku Ürüne Git
Deeds
Kaşif
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku’yu bitirdiğimde, hemen kitabı bütünüyle anlamlandırmakta zorlandım. Çünkü İlhami Algör, belirgin bir olay örgüsü kurmaktan çok, yaklaşan ayrılığı sezen fakat onunla yüzleşemeyen bir erkeğin zihninde dolaştırıyor okuru. İç konuşmalar, çağrışımlar ve zaman sıçramalarıyla ilerleyen anlatıda gerçek ile anlatıcının kuruntuları giderek birbirine karışıyor. Kahramanın, yazmayı düşündüğü hikaye de kendi tutkusunu farkında olmadan yansıttığı bir alana dönüşüyor. Böylece roman, yalnızca bir ilişkinin sona yaklaşmasını değil, insanın önündeki gerçeği kendi hikayeleriyle nasıl örtebildiğini de düşündürüyor. Kısa olmasına rağmen kolay kavranan bir kitap değil. Ancak gündelik dille şiirselliği buluşturan kendine özgü üslubu ve cevaplardan çok sorular bırakan yapısıyla, bittikten sonra da zihinde dolaşmayı sürdüren bir metin.