selinanter
Hezarfen
Kilitli Kapı ilk bakışta bir cinayet gizemi gibi görünse de hikayenin beni asıl etkileyen yönü Nora'nın yaşadığı psikolojik mücadeleydi. Seri katil olduğu ortaya çıkan babasının gölgesinden kurtulmaya çalışan Nora, kendine bambaşka bir hayat kurmaya çalışıyor. Ancak ne kadar uzaklaşmaya çalışsa da geçmişi peşini bırakmıyor. Sadece çevresine değil, kendisine de babası gibi biri olmadığını kanıtlama çabası, hikayeye polisiye yönünün ötesinde psikolojik bir boyut kazandırıyor ve karakteri daha gerçek, daha kırılgan kılıyor. Özellikle bir cerrah olarak hayat kurtarmak için kullandığı neşter ile babasının cinayet aletleri arasındaki tezatlık, Nora’nın kendi içindeki "genlerimin ne kadarı babama çekmiş?" sorgulamasını ve kimlik karmaşasını çok iyi yansıtmış. Kitap boyunca katilden ziyade Nora'nın bu zihinsel labirentten çıkıp çıkamayacağını merak ettim. Favorilerim arasına girmese de sürükleyici kurgusuyla Freida severlerin keyifle okuyacağı bir roman.