ozuberkmetehan
Kitapkurdu
Amin Maalouf’un Semerkant romanını bitireli uzun zaman oldu ama etkisi hâlâ aklımda. Kitap beni olay örgüsünden çok kurduğu atmosferle içine çekti. İlk bölümde Ömer Hayyam’ı sadece bir şair değil; sorgulayan, düşünen ve kalıplara sığmayan bir insan olarak tanıyoruz. İkinci bölümde ise ona ait olduğu söylenen el yazmasının yüzyılları aşan yolculuğunu okuyoruz. En sevdiğim yönü, tarih ile kurgunun birbirine çok doğal şekilde karışmasıydı. Okurken sık sık durup altını çizmek istediğim cümleler oldu. Özellikle “Hiçbir şeye şaşırma, hakikatin de insanların da iki yüzü vardır.” sözü kitabın ruhunu çok iyi yansıtıyor. Edebiyat konusunda uzman değilim ama tarihî roman seven biri olarak Semerkant, bana hem düşündüren hem de uzun süre akılda kalan kitaplardan biri oldu.