Roman, bireysel bir aile hikayesini anlatırken aslında Türkiye’nin kolektif hafızasına ve ortak geçmişine ayna tutuyor. Yazar, "parça parça eksilen insanlardan" ve "parçalanan topraklardan" yola çıkarak bugünkü toplumsal kimliğimizin nasıl oluştuğunu (yani "bütüne" nasıl ulaşıldığını) etkileyici bir dille anlatmış. Edebi olarak ağdalı ve karmaşık kurgulardan ziyade son derece samimi, akıcı ve duygu yüklü bir dille kaleme almış ki bu da olayların gerçekçiliği, okuyucunun empati kurmasını kolaylaştırıyor. Sözlü tarihin giderek yok olduğu, o dönemi yaşamış dedelerin ve ninelerin artık aramızda olmadığı günümüzde, bu tür belgesel-roman niteliğindeki bu roman gelecek kuşaklara köklerini hatırlatması açısından oldukça kıymetli olduğunu düşünüyorum. Ben beğendim