ravzagl
Kaşif
Simone De Beauvoir ile tanışmak için doğru kitaptı benim için. Dili akıcı. Üç hikâyeden oluşuyor. Birinin yaşlanmak ve buna karşı tutumuna (aslında hepsinin), ailesiyle olan iletişimine,hayatının bir noktasında sabit kalıp kalmadığına,değişime olan direncini sorgulamasına şahit olurken, diğerinin günlüğünde sevgiyi,nefreti,yası,keşkeleri,pişmanlıkları, umutları görüyoruz.Sonuncusunda ise sevildiğine dair inancına tutkuyla bağlılığını okuyoruz. Hepsi öncelikle bir kadın,sonra eş sonra anne olarak hayatındaki değişiklere dair içlerini döküyor aslında. Her biri bir şekilde hayal kırıklığına uğramış,sevgiye,saygıya, hayata ve kendine dair bir şeyler ummuş,ya umduğunu bulmuş ya da bulamamış.Eş olmayı, anneliği tatmış, iş hayatını tatmış.Hangi alandaysa o alandaki unvanını sorgulamış ya da sorgulamasına neden olmuşlar ama haklı ama haksız. Kısacası kadınlar dört dörtlük bir portre çizmemiş bize.Birinden, hepsinden bir parça bulabilelim diye. Hem kimse mükemmel değildir!