Sığırlar ve İnsanlar
Sığırlar ve İnsanlar Ürüne Git
Ayşegül Sesli
Kitapkurdu
Vahşetin kendisinden daha korkunç bir şey varsa, o da onun normalleşmesidir. Ana Paula Maia, Sığırlar ve İnsanlar’da tam olarak bunu anlatıyor. Romanın tekinsiz atmosferinde kan, ölüm ve kıyım sanki gündelik hayatın olağan bir parçasıymış gibi büyük bir sakinlikle aktarılıyor. Asıl sarsıcı olan da bu duyarsızlık hissi. Okurken sürekli “Kim yaşamayı hak ediyor, can dediğimiz şey nedir?” sorularıyla baş başa kalıyorsunuz. Edgar Wilson özünde vicdanını korumaya çalışan iyi bir adam. Ancak şiddet üzerine kurulu sistem, onun temiz kalmasına izin vermiyor. Bu vicdan sıkışması, çürümenin ortasında insan kalma çabasına dönüşüyor. Zamanla insanla hayvan arasındaki sınırlar silikleşiyor; hatta varoluşa en güçlü itirazı insanlar değil, hayvanlar yapıyor. Distopik ve rahatsız edici atmosferiyle Brezilya edebiyatından yükselen bu güçlü ses, uzun süre zihninizden çıkmıyor. Üzerine konuşulmayı fazlasıyla hak eden bir roman.