naçizane
Kitapkurdu
“Zaten bir felakete sükun ve itidalle tahammül edenlerin manzarası,o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir. Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl bir ateşin yandığı; yavaşça kalkıp inen göğsün içinde nelerin kaynadığı bilinmediği için, insan mütemadi bir ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür.” Kitabın en başlarında yer alan bu çarpıcı cümleler, Yusuf'un çocukluğundan itibaren hayatı nasıl yaşayacağına dair büyük bir ipucu veriyor. Bu satırları okurken durup düşünmek istiyor insan, tekrar tekrar sindirerek okumak istiyor. Neredeyse 100 yıl önce yazılan bu roman hala günümüzde karşılaşılabilecek toplumsal gerçeklerden izler taşıyor. Sabahattin Ali planladığı gibi Kuyucaklı Yusuf'un üçlemesini tamamlayabilseydi ne büyük bir zenginlik olurdu edebiyatımızda. Yine de kısa hayatında bu kadar başarılı gözlem yeteneğiyle aktardıkları, insan duygularını yalın, anlaşılır ve en vurucu haliyle ifade edebilmiş olması çok etkileyici.