alisalihk
Kaşif
Orhan Pamuk’tan ilk Kırmızı Saçlı Kadın’ı okumuştum. Yazım tarzı tam benlik olmasa da betimlemeleri ve duygu aktarımıyla etkileyici bir yazar. Bu kitapta da fikrim değişmedi. Beni en çok karakterle kurulan bağ, özgünlük ve gerçekçilik etkiledi. 70’ler Türkiye portresi, entelektüel birikimi ve aşkın sadece yüce değil; yıkıcı, kör eden, saplantılı yüzü çok iyi işlenmiş. Ancak bazı yerlerde aşırı detay var. Hikayeye etkisi olmayan eşya ve durumlar ile olay örgüsünü uzatan fazla kişi/detay anlatımı okumayı zorlaştırıyor. Olay örgüsü zaten çok yoğun değil. Masumiyet Müzesi fikrini de çok mantıklı bulmadım. Müze, var olmayan bir karakterin toplanmış eşyalarından ibaret kalacak gibi. Bu aşkı zaten en iyi anlatan şey kitabın kendisiydi. Spoiler: Füsun karakterinin yeterince derinleştirilmediğini düşünüyorum. Yaşanan en can alıcı olayın nedenini tam kavrayamadım; Kemal’in aşkına rağmen Füsun’u o bunalımdan çıkaramaması beni gerdi.