Turhan Yıldırım
Kitapkurdu
Büyülü Gerçekçilik akımıyla tanıdığımız Latin Amerika edebiyatında farklı yerde duran bir eser Mezarımdan Yazıyorum. Adı üstünde ölmüş birinin Bras Cubas'ın yazdıklarını okuyoruz. Öldükten sonra yazdıklarını okuduğumuzdan roman en başından itibaren ilgi çekici. Buna, tıpkı Laurence Sterne'ün Tristram Shandy romanını hatırlatan mizahi dil, anlattığı hikayeden çıkıp başka hikayelere giriş yapan bir anlatım, yer yer okuruyla konuşan bir kalem eklenince enteresan bir kitap ortaya çıkıyor. Elbette 19. yüzyılın son döneminde yazıldığını düşünürsek dönemine göre ileri bir eserdir diyebiliriz. Roman boyunca bekar vefat etmiş Cubas'ın aşk hikayelerini okuyoruz. Tabii ki bunu okurken klasik bir aşk hikayesi anlatımından uzak, kimi zaman romantik kimi zaman mizahi bir dille karşılaşıyoruz. Kısacası adına rağmen keyifli bir roman Mezarımdan Yazıyorum. Çok bölümden oluşan yapısıyla okuması rahat, dili gayet akıcı, çevirisi de güzel.