Ayşegül Sesli
Kitapkurdu
Malcolm Devlin’in Sonra Birden Uyandım romanı, sıradan bir salgın kurgusunun ötesine geçerek kitlelerin zihnini körleştiren görünmez anlatıları ve politik manipülasyonları sorguluyor. Metin, kimin “sağlıklı” ya da “enfekte” olduğuna tıp yerine egemen gücün karar verdiği, çağımızın ötekileştirme mekanizmalarına yönelen zekice bir taşlama sunuyor. Hikâyeyi, Ironside rehabilitasyon merkezinde bu “anlatı hastalığından” kurtulsa da vicdan yükü nedeniyle oradan ayrılamayan güvenilmez anlatıcı Spence’in gözünden dinliyoruz. Tesisin yeni sakini Leila’nın gelişiyle sarsılan süreç; komplo teorilerinin, iktidar dilinin ve arınma yanılsamasının toplumu nasıl zombileştirdiğini gözler önüne seriyor. Australian Shadows ödüllü ve British Fantasy adayı bu eser; kolektif suçluluk, aidiyet ve belirsizlik hissiyle okuru “Bizi canavarlar mı, yoksa sorgulanmayan anlatılar mı dönüştürür?” sorusuyla baş başa bırakıyor. Düşündürücü ve tekinsiz atmosferiyle kesinlikle tavsiye edeceğim rafine bir kurgu