Derviş Tunç
Kitapkurdu
Kitabı okudum ve beni en çok hayrete düşüren nokta şu oldu: Baştan sona oldukça duygusal bir yaşam öyküsü anlatılıyor. Özellikle karakterin atlarıyla kurduğu bağ etkileyiciydi. Ancak iki davranışı bana çok çelişkili geldi. Birincisi, sara nöbeti geçiren at ürküp şahlanınca kendi canını kurtarmak için faytondan atlıyor ve faytondaki müşterilerini düşünmüyor. Oysa onların güvenliğinden de sorumlu. İkincisi ise daha da düşündürücü. Bu atı, durumunu söylemeden yarı fiyatına satıyor. Atı satın alan kişi bunu bilmediği için hayvanı tekrar koştuğunda aynı olay yaşanabilir. Bunun sonucunda yalnızca faytoncu değil, faytondaki yolcular da ciddi şekilde yaralanabilir, hatta hayatlarını kaybedebilir. Bu nedenle karakterin atlarına duyduğu sevgi ile aldığı bu kararlar arasında büyük bir çelişki olduğunu düşünüyorum. Kitabın bu yönü beni oldukça şaşırttı ve uzun süre düşündürdü.