Eugénie Grandet
Bilge
Türk edebiyatında Batılı anlamda öykünün ilk örneği sayılan Küçük Şeyler, içinde derin gözlem gücü ve etkileyici hayat deneyimlerinin ürünü olan öyküler barındırıyor. Kediler, Hiç, Kitabe-i Seng-i Mezar, Düğün, Pandomima... İçlerinden en çok Pandomima adlı öyküyü sevdim. Genç ve çirkin bir adam olan Pascal, pandomim gösterisi yaparak herkesi eğlendirir. Onu izleyenlerin arasında yer alan güzel Eftelya'ya âşıktır. Bu yüzden boyalı maskesinin arkasına gizler gözyaşlarını, kimseler bilmez. Hatta bu aşkı kendi kendine bile düşünmeye cesareti yoktur. Bir gün Eftelya, yanında genç bir adamla gösteriyi izlemek için gelir. Pascal, Eftelya'nın evlendiğini ve o adamın eşi olduğunu öğrenir. Öykünün sonunda intihar eder, acı olan şu ki onun ölümü bile insanları güldürmeyi başarır. Gerçekten güzel öyküler vardı içinde. Ara sıra subjektif tasvirler yer alsa da dönemine göre çok başarılı bir eser.