libert
Kaşif
Ian McEwan, Siyah Köpekler‘de yalnızca bir aile hikâyesi anlatmıyor, 20. yüzyılın büyük kırılmalarını karakterlerinin hayatlarının arka planına ustalıkla yerleştiriyor. İkinci Dünya Savaşı’nın izleri, Soğuk Savaş, komünizm ve Berlin Duvarı’nın yıkılışı roman boyunca yüksek sesle konuşmuyor ama karakterlerin kararlarını ve korkularını şekillendiren görünmez bir fon gibi hep orada duruyor. Anne ve babasını küçük yaşta kaybetmiş Jeremy’nin, eşinin ailesinin geçmişine duyduğu ilgi bir saplantıdan çok, eksik kalmış çocukluğunu tamamlama ve ait olma arayışı. Romanın en çarpıcı sahnelerinden biri ise restoranda küçük çocuğuna şiddet uygulayan babaya yapılan müdahale. İlk anda adalet yerini bulmuş gibi görünürken, öfkenin birkaç saniye içinde yeni bir şiddete dönüşebilmesi insanın içindeki karanlığı gösteriyor. Siyah Köpekler, tarihten çok vicdanı ve insan ruhunu anlatan, uzun süre zihinde yaşamaya devam eden güçlü bir roman.