ilker şahin
Kitapkurdu
yazar deneyimli bir klinisyen ve belli ki kitap için çok emek harcamış. disosisyasyon kavramını sadece çoğul yada disosiyatif kimlik olarak düşünmüyor. bu yüzden ağır bir akademik kitap değil. disosiyasyonu zihnin işleyişinin temel bir özelliği oarak günlük hayatta nasıl varolduğunu, travma özellikle de çocukluk çağı travması ile nasıl yıkıcı bir eğilime dönüştüğünden bahsediyor. ayrıca sanatta yaratıcıığa nasıl etki ettiğini belirtiyor. kültür, sinema, edebiyattan örneklerle çok zengin bir kitap. beni en şaşırtan yönü ise dilinde akıcılık sanki sohbet eder gibi devam ediyorsunuz. son oalrak yazar bir iddia ile ikitabı bitiriyor. insan neden bilgiden kaçar ve nasıl kaçar sorularını zihnin bu eğilimi ile ilişkilendiriyor. ayrıca son ksımda yazar sözünü kendi yaptığı bir animasyon filme bağlayarak son sözünü bu filmle taçlandırmış. muhakakk tavsiye ederim.