zatiamekuin
Kitapkurdu
Camus’nün Yabancı veya Veba’sı kadar popüler olmasa da bana kalırsa en sinsi ve rahatsız edici kitabı bu. Amsterdam’da tekinsiz bir barda, eski bir avukat olan Jean-Baptiste Clamence’ın karşısındakine (yani doğrudan bize) tuttuğu o uzun ve karanlık monologdan oluşuyor. Adam başta çok başarılı ve dürüst bir insanmış gibi anlatmaya başlıyor ama sayfalar ilerledikçe ikiyüzlülüğünü, bencilliğini ve vicdan azaplarını öyle bir döküyor ki, bir noktadan sonra okur olarak "Beni mi tarif ediyor acaba?" diye gerilmeye başlıyorsun. Aynayı kendine tutmak yerine önce sana tutup sonra "Bak biz hepimiz böyleyiz" deme çakallığı var kitapta. Eylemsizlik ve suçluluk duygusunu harika işliyor ama aksiyon sıfır, tamamen felsefi bir hesaplaşma olduğu için herkese hitap etmeyebilir. Biraz kasvetli ve insan doğasına dair inancını sorgulatacak türden, ağır ağır sindirmek lazım.