zatiamekuin
Kitapkurdu
Irvin D. Yalom’un psikoterapi seanslarından süzülen bu öykü derlemesi, ölüm korkusu, yaşlılık, yalnızlık ve hayatın geçiciliği gibi ağır konuları inanılmaz bir içtenlikle ele alıyor. Varoluşçu terapinin o bilindik felsefesini karmaşık kuramlar yerine doğrudan insan hikayeleri üzerinden anlatması, okuru kendi faniliğiyle yüzleştiren çok güçlü bir atmosfer yaratıyor. Seans odasındaki o şeffaflık, terapist ile danışan arasındaki o insani bağ ve bocalama anları öykülere bambaşka bir derinlik katmış. Marcus Aurelius’un "Hepimiz günübirlik hayatlar yaşıyoruz" fikrinden beslenen metin, aslında acı bir karamsarlık sunmak yerine tam aksine anı kucaklamanın ve dürüst yaşamanın önemini hatırlatıyor. Dil son derece akıcı, hikayeler hem psikolojiye meraklı olanları hem de sadece iyi bir anlatı arayanları saracak cinsten. Yaşamın sonluluğu üzerine kafa yorup sarsılmak ama bir yandan da şefkat hissetmek istiyorsan kesinlikle ıska geçilmemeli.