zatiamekuin
Kitapkurdu
Gencecik yaşında lösemiyle mücadelesini ve o hayran olunası yaşama sevincini günlüğü üzerinden aktaran, okurken insanı darmadağın eden ama bir o kadar da hayata bağlayan sarsıcı bir kitap. On altı yaşındaki bir genç kızın hastane odasından yazdığı bu satırlar, edebi bir kurgu veya süslü bir roman değil; tamamen katı, hesapsız ve yalın bir gerçeklik. Hastalığın acımasızlığına, dökülen saçlara ve tükenen zamana rağmen Burçak’ın o içindeki kıpır kıpır enerjiyi, umudu ve yaşama arzusunu hiç kaybetmemesi insanın boğazını düğümlüyor. Kitapta geçen "Yaşamak bir gün bile olsa güzel..." cümlesi, elindeki hayatın ve sağlığın kıymetini unutan herkese atılmış en içten tokat gibi. Belki kurgusal bir derinlik aramıyorsunuz ama sunduğu o çıplak duygu ve direnç, son sayfayı kapattığınızda bile uzun süre zihninizde dönmeye devam ediyor.