Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde Ürüne Git
Bonibom
Üstat
Bu kitap bende iki farklı okuma deneyimi yaşattı. İlk bölümlerde yazarın anlatımına girmekte oldukça zorlandım. Leonardo da Vinci de biyografisinde: “Gençliğimden bu yana et yemekten kaçındım. Bir gün insanlar, hayvanların öldürülmesini bugün insanların öldürülmesine baktıkları gibi değerlendirecekler.” diyordu. Leonardo da Tokarczuk da aslında ikisi de yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan aynı etik sorunun etrafında dolaşıyordu: İnsan, kendi yaşamını diğer canlıların yaşamından neden daha değerli görüyor? Kitap boyunca bu düşüncenin anlatımını zaman zaman fazla romantik buldum. Ancak son bölümle birlikte bütün anlatı ve tekdüzelik bir anda anlam kazandı. Tüm kitap ilk kez gerçekten ete kemiğe büründü. Benim için, polisiye değilde insanın doğayla, vicdanla ve adaletle kurduğu ilişkiyi cesurca sorgulamakta oldukça güçlü. Okurken zaman zaman sabır isteyen ama bitirdikten sonra üzerine düşündüren, finaliyle değerini katlayan kitaplardan biri bence.