Ümran Merve Kahya
Kaşif
Yazarın "Taş Kâğıt Makas"tan sonra okuduğum ikinci romanıydı. Sonu o kitaptan oldukça farklı olsa da çevresindeki suların yükselmiş olduğu izole bir adadaki eski, kendine özgü yapısı olan, kapıları odadan odaya açılan, iki katlı, Deniz Camı adlı evde yaşanılanları dakikası dakikasına hissederken, aynı zamanda aile fertlerinin geçmişlerine de yolculuk yapıyorsunuz. Daisy'nin, ablaları, annesi, babası ve eve gelen eski arkadaşı tarafından değer görmediğini düşünüp sadece ninesi tarafından sevildiğini hissetmesi, Daisy'nin de içten içe sadece ninesini ve evde bulunan yeğenini sevmesiyle, çok geçmeden ninesinin ölü bulunmasıyla, evde gerilim tırmanmaya başlar. Neredeyse saat başı, diğer başka bir kişinin ölü şekilde veya ölmek üzereyken son anda bulunmasıyla, katil kim, sorusu gerilimi üst seviyede tutar. İlerleyen her sayfa, sadece kimin başı derde girecek paniğini değil, geçmişlerinde neler yaşanmıştı, sevgi ve sevgisizlik nelerden doğmuştu sorularının cevabını ortaya çıkaracaktır.