Ömer Faruk İnceler
Üstat
Üstadın Kafa Kağıdı eseri bildiğimiz, alışık olduğumuz otobiyografilere hiç benzemiyor. Üstad bu kitapta şu yıl doğdum, şuraya gittim, şunları yaşadım gibi kronolojik, dünyevi detaylardan ziyade tamamen kendi iç dünyasını anlatmayı seçmiş. Çocukluğundan üniversite yıllarına kadar olan süreçte ruhen neler hissettiğini, zihninde dönen ruh halini kaleme almış. Zaten fiziksel bir kimlikten ziyade insanın ruhi kimliğini arayan bir yapısı var. Şiirsel ve vurucu üslubu sayesinde okurken sanki onun zihninin en kuytu köşelerinde dolaşıyor gibi hissediyorsunuz. Ne yazık ki ömrü yetmediği için tamamlayamadan vefat etmiş, yani kitap yarım kalmış bir yolculuk aslında. Ama bu haliyle bile Necip Fazıl’ı gerçekten tanımak, onun o fikri ve ruhi altyapısını anlamak isteyen herkesin kesinlikle okuması gereken bir eser. Dünyanın kaydını tutmak kolay. Asıl mesele, ruhun hangi kırılma noktasında darmadağın olduğunu kendi kendine itiraf edebilmekte.