SihirliFlut
Hezarfen
Nermin Yıldırım’ın kalemini zaten severim ama Ev bambaşka bir yerde duruyor benim için. Çünkü bu kitap sadece bir “ev” hikâyesi anlatmıyor; insanın içine yıllarca yerleşmiş yalnızlığı, aidiyet arayışını ve geçmişin omuzlara bıraktığı ağırlığı anlatıyor. Kitabı bitirdiğimde uzun süre etkisinden çıkamadım. Bazı kitaplar okunur ve biter, bazılarıysa insanın içinde yaşamaya devam eder. Ev tam olarak ikinci gruba ait. Nermin Yıldırım’ın dili yine çok akıcı, çok şiirsel ama aynı zamanda sarsıcı. En sevdiğim yönlerinden biri de bu zaten. En ağır duyguları bile bağırmadan, sakince anlatıyor ama o sakinliğin altında büyük bir kırgınlık hissediliyor. Kitap boyunca karakterlerin iç dünyalarına öyle derin giriyoruz ki bazen kendimi onların zihninde kaybolmuş gibi hissettim.