Fatma Çiçek
Hezarfen
George Orwell’in 1984 romanı, benim için okuması oldukça zor bir deneyimdi. Hikâyeye ilgiyle başlasam da uzun anlatımlar ve yoğun fikir bölümleri zaman zaman okuma isteğimi düşürdü; hatta birkaç kez yarım bırakmayı bile düşündüm. Yine de neden bu kadar büyük bir klasik olduğunu merak ettiğim için sonuna kadar ilerledim. ​Kitabı tamamladığımda beni en çok sarsan şey, olay örgüsünden ziyade taşıdığı düşünsel derinlik oldu. Gücün yalnızca insanları yönetmekle yetinmeyip zihinleri ve doğruları bile değiştirebilmesi tüyler ürperticiydi. Karakterlerin en güvende hissettikleri anlarda yaşananlar, bu diktatörce dünyanın ne kadar acımasız inşa edildiğini net şekilde gösteriyor. ​Keyifli bir okuma süreci olmasa da anlattıklarının güncelliğini hâlâ koruması, eserin değerini anlamamı sağladı. Kitabı kapattığımda ise aklımda en çok şu sarsıcı soru kaldı: ​"Gerçeği öğrenmenin hiçbir yolu yoksa, neye inanırsın?"